çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2015 Perşembe



Bugün bayramların en sevimlisi, en şenliklisi. Bugün hepimiz çocuğuz sanki! Belki çocukluğumuzun bayramları kalmadı artık ama ülkemizin çocuklarına hediye edilen bir bayram var bu topraklarda! 

Ne mutlu büyüdükçe çocuk kalabilen biz büyüklere!

Ne mutlu içindeki çocuğu hiç kaybetmeyenlere! 

Teşekkürler bu bayramı hediye eden Mustafa Kemal Atatürk'e...

Çocuk denilince hemen aklıma gelen Cahit Sıtkı Tarancı'nın çok sevdiğim bir şiirini çocukluğunu hatırlamak isteyenlerle paylaşıyorum, ama sonra sorularım var sizlere !


ÇOCUKLUK

Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım,
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim
Hiç bitmese horoz şekerim.

CAHİT SITKI TARANCI


Siz de istemez miydiniz hayatınızda bir Affan Dede olsun ve size çocukluğunuzu birkaç saatliğine satsın ? 

İstemez miydiniz kim olduğunuzu unutup, sadece oyuncaklarınızın derdine düşmeyi ?



İstemez miydiniz ''Ama ben çocuğum,bilmem ki !'' diyebilmeyi ?





Keyif Dolu Bayram Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ

17 Kasım 2014 Pazartesi


Kasım ayının 20. Günü Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Konumuz çocuk ise hakları da hukukları da her sözün üstündedir. Gerisi biz büyüklere kalmış görev ve sorumluluklardır.
Düşünebiliyor musunuz? Yarının toplumunda aile bireylerini oluşturacak anne, babalar bugünün çocuklarıdır aslında. Onlar bizimle beraber, hayatın içinde yol almaya çalışırken, onları yönlendiren, sağlıklı gelişmelerini sağlayan, seven, destekleyen, güven veren, maddi manevi ihtiyaçlarını sağlayan biz büyükleriz.
Peki her çocuk bu sevgi ortamına sahip olabiliyor mu? Doğal ebeveyn kayıplarının dışında, maddi yetersizliklerden dolayı aileleri tarafından terk edilmiş, devlet denetimde bakılan çocuk sayısı Türkiye’de 14.000 civarındadır.
Koruyucu ailelik ise dünyada %77’lere ulaşmışken TÜRKİYE’DE BU ORAN SADECE %10’DUR.
Bana bu bilgileri ulaştıran ve sorularıma yanıt veren İstanbul Koruyucu Aile Derneği Başkan Yardımcısı Filiz Süyür Hanım’a çok teşekkür ederim.
Filiz Hanım’ın kendisi de koruyucu bir aile. Koruyucu ailesi olduğu çocuğunun dışında bir de biyolojik çocuğu var.
Koruyucu aile kavramını aydınlatmak için; koruyucu aile olmak isteyen kişi ve kişiler hangi özellikleri taşımalı, şartları nelerdir, tavsiyeler, yaşanılan süreçler konusunda Filiz Hanım’a sorduğum sorulara samimi ve bilgilendirici cevapları için teşekkür ediyorum.


Ve bu röportajı ilk olarak yazılarımla yer alacağım www.abprojeyonetimi.com'da paylaştım...

Siz de buyrun...http://www.abprojeyonetimi.com/istanbul-koruyucu-aile-dernegi-roportaji/




Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ






18 Temmuz 2014 Cuma


İnsanlık tarih boyunca insanoğlundan çok çekti. Tarih yine tekürrür eder ve vaktinde Balkanlarda yaşanan dram karşısında susan Dünya yine lal olur...


Çocuklar sadece oyun oynamaktan yorgun düşer. Zulümden, füzelerden yani savaşmaktan değil...

En kısa zamanda Filistin'de yaşanan ayıbın ve acının bitmesi dileği ile...


Keyif ve Barış Dolu Günleriniz olsun...

Petek Uluğ

27 Aralık 2013 Cuma

     


Biz büyükler için ayakkabılar ne kadar önemli ise küçüklerin o minicik ayaklarına giydikleri sevimli ayakkabıları da onlar için önemlidir. Son günlerde ayakkabı siyasi anlamda bir simge olduysa da ben bu yayını önceden hazırlamıştım ama tam da gündeme uydu hani!

                                             
                                          

Özellikle bayanlar için ayakkabı kıyafetin tamamlayıcı başrol oyuncusudur. Ancak çocuk patik ve ayakkabılarına gelince onlarınki de birer oyuncak gibidir...

                                 

Hem şık, hem zarif hem de modaya uygun tasarımlar bunlar. Büyüklerden hiç de geri kalır halleri yok. Ancak satın alırken görüntü güzelliklerini değil, ayaklarına sağlık anlamında uygunluğunu düşünmeliyiz tabii ki! İleride sorun yaşamamak için ortopedik tabanlı olanlarını tercih etmeliyiz. Rahat adım atabilecekleri, ayak numaralarına uygun olanlarını giydirmeliyiz...

















Keyif  Dolu  Günleriniz Olsun...




21 Aralık 2013 Cumartesi


Soner Sert Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümünden mezun genç bir yönetmen. Kendisi İzmirli ve şehrine geri dönmeyi tercih ederek Dokuz Eylül Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmak üzere hazırlık eğitimi almakta. Mesleği ile ilgili geleceğe yönelik güzel projeleri var. Kafasında bir gün çekmeyi planladığı harika ve dikkat çekici hikayeleri var. Oyuncular sendikası çalışmalarında sanatçı Mehmet Ali Alabora'nın asistanlığını yapmış ve Onunla çalışmanın kendisi için iyi bir deneyim olduğunu söylüyor.

'' Neden sinema sanatı ? '' diye sorduğum zaman ise '' Eğer insanlar gerçekten huzurlu olsalardı, sanata gerek kalmazdı '' diyor. Yani  huzursuzluk dediği şeylerin altını çizmek için yola çıktığını ifade ediyor veya huzurun ne olduğunu vurgulamak istiyor belki de. Amacı; politika esaslı filmler çekmek olduğu kadar sosyal sıkıntıları vurgulayan filmlere de imza atmak.


KARINCA onun 17 dakikalık kısa metrajlı üniversite mezuniyet filmi ve ikinciliği kazanmış.

'' Peki neden KARINCA? '' dedim.  ''Konu Karın doyurmak olunca karıncaların aş bulma çabaları bireyseldir ancak daha sonra biraraya gelerek paylaşırlar, bölüşürler. Bu da beni etkiler, tıpkı bir babanın ailesinin geçimini sağlamak için verdiği mücadele gibidir. Filmde bunu özetlemeye çalıştım 17 dakikada! '' diyor.

Filmde kullandığı metaforlar dil eğitmeni olarak dikkatimi çekti. Hepsini sordum teker teker çok güzel açıkladı. Ee hocasıyım ya, sorarım tabii ! Bunları filmi izlerken sizin yorumlarınıza bırakıyorum !



Öğrendiğime göre kısa metrajlı film çekmek yoğun ve yaratıcı olması gerektiği için daha zor çekilirmiş. Kısa sürede çok şey söyleyebilmek ve anlatabilmek becerisi kolay değil tabii ki !

KARINCA 2 günde çekilmiş. Toplumsal ve sosyal içerikli bir film. İç hesaplaşmaların olduğu, içinde hepimizin zaman zaman kendimize sorduğumuz soruların bulunduğu özet bir film. Peki cevaplar nasıl? Filmin kahramanı olan babanın cevabı filmin sonunda....BABALAR hepimizin hayatlarında esas kahramanlardır aslında. İşte Soner Sert  için de BABA, ANNE, AİLE, ÇOCUK kavramları çok önemli olmuş, çok şey ifade etmiş. Ve bu nedenle mesleki yolculuğuna bu dörtlü ile yola çıkmak istemiş. İleride çok başarılı filmlere imza atacağına inandığım genç yönetmene yolu açık olsun diyorum.

17 dakikalık KARINCA'ya buyrun bakalım...

http://www.youtube.com/watch?v=Rs7Z3qudMGY


Keyif  Dolu Günleriniz Olsun...


17 Aralık 2013 Salı


Yeni yıl alışveriş hazırlıkları başlamışken çocuklara, miniklere hediye konusunda farklı alternatifler düşünüyor olabilirsiniz. Aslında onları mutlu etmek daha kolaydır, biz büyüklere göre seçenekler daha fazladır. Cicili bicili herşey onlar içindir. Kolaydır onların sevinmesi...


Harika minik kıyafetler, elbiseler var ki büyüklerin kreasyonlarına taş çıkartır. Hatta çocuklar  büyüklerden daha şık olma yarışındalar sanki! Olsun onlar hep daha güzel, daha güleç daha mutlu olsunlar. Onlar yeni yıla öyle neşeli girsinler ki, tüm ömürleri keyif içinde geçsin. Hem de renk,dil,din,para ayırımı olmadan, onlar hep oyun gibi yaşasınlar hayatı...



Biz büyükler de içimizdeki çocukları büyütmeden ve kaybetmeden bir yıl daha yaş alalım hayattan...






















Keyif Dolu Günleriniz Olsun...





6 Ağustos 2013 Salı


Kadın - Erkek modası var da çocuk modası olmaz mı? Son yıllarda hazır giyim sektöründeki gelişmeler çocuklar için de şık trendler yarattı.

Ne kadar güzel ve şirin kıyafetleri var onların öyle; adeta büyüklerle yarışır haldeler.

Bugün, bayram gelirken onlar için paylaşmak istedim. 

Daha bir farklıdır bayram günlerinin anlamı onlar için. Hem şık, hem güzel hem de sevimli olmak isterler. Hele anneler öyle süslemek isterler ki tam bir bayram şekerine döner çocuklar. 

Aslında onlar hergün, her daim kıyafetleri ne olursa olsun hep güzeldirler. Çünkü onlar ÇOCUKTUR. Onlar saftır,onlar hep MASUMDUR. Ta ki büyüyünceye kadar.Ta ki bayramları bitene kadar...





                     

                                         





Ama bu da çocuk. Hem de çok şeker çocuk, bayram onun da bayramıdır...



Keyif dolu bayram günleriniz olsun

Petek Uluğ