21 Mart 2013 Perşembe


Bu hafta sonu binlerce öğrenciyi ilgilendiren üniversiteye giriş sınavı var. Her yıl sınava girdiğim o günü ben de hatırlar ve öğrencilerle beraber aynı heyecanı ben de yaşarım çünkü mesleğim gereği uzun yıllardır salon başkanlığı görevini yapıyorum.

17 Mart 2013 Pazar


Gelmiş geçmiş en iyi anlaşan çift hangisi diye sorsalar hiç tereddütsüz SİYAH ile BEYAZ derim !


Zıtlıklarına rağmen belki de siyahın karalığını beyazın masumiyeti örttüğü için çok iyi anlaşırlar.


Nasıl da el ele verip birlikte yürürler hiç başka renklere ihtiyaç duymadan; yaz demeden kış demeden onların beraberliği bir başkadır!

Zamansız ve klasikler arasındadırlar. Hiç korkmadan alıp giyilebilir bol bol çünkü bir akım değil, modası hiç geçmeyen bir karizma örneğidir bu ikili...

Dekorasyonda çok fazla tercih edilmese de son yıllarda mekanlarda da çok karşımıza çıkarlar, girdikleri yer, salon birden farklılaşır, değişir çünkü sıradan değildir siyah ve beyazın ortaya çıkardığı evler. Hissettirirler kendilerini ve anlarız ki ev sahibesi biraz daha cesurdur, kalıplarının dışındadır.







                                             




               Özellikle lame ile daha da çarpıcı olur bu ikili...








Fark ettiniz mi ? Eski fotoğrafların tadı yani nostaljinin keyfi hep siyah-beyaz birlikteliğindedir.



                                   
Ha bu arada siyah da beyaz da renk değillerdir; sadece bazdırlar. HER RENGİN İÇİNDE BEYAZ VARDIR. SİYAH İSE TÜM RENKLERİ SOĞURDUĞU İÇİN RENKSİZDİR !




Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

14 Mart 2013 Perşembe


                                                       
''Kitaplar da dostlar gibi az, fakat iyi seçilmiş olmalıdırlar'' Jonerianna

Kitap ya da dergi okumak keyif köşelerimin ilklerindendir birçoğunuz gibi...Ben özellikle bir dergi bağımlısıyım, evet bağımlıyım çünkü; sürekli takip ettiğim dergilerin son çıkan sayılarını raflarda görmeye başladıkça içim içime sığmaz almak için sabırsızlanırım. Alır ve heyecanla dolanırım sayfalarında, ''Hoşgeldin'' derim , bir ay oldu görüşmeyeli özledim seni...


Kitapla ilişkim daha ağırbaşlıdır, daha bağlanırız birbirimize aylık değil, ömürlüktür beraberliğimiz.

Virginia wolf kendine ait bir oda, ben de kendine ait bir köşe derim. Okuma köşelerim çok önemlidir kendimce. Orada dinlenirim, ancak orada okuduklarımı anlarım sanki..


                              

                     

Bugünlerde benim İSTANBUL sevdamı bilen yakın bir arkadaşımın hediye ettiği kitabı okuyorum. Sadece bir kitap değil bir gezinti hem de en sevdiğim şehirde. Kitap tam 8 yılda hazır hale gelmiş Murat Yalçın tarafından. Tanınan, tanınmayan, yaşlı, genç 101 yazar anlatmış karış karış tüm sokaklarını; daha doğrusu kişisel anılarının olduğu sokaklarını bu güzel şehrin...(Her şeye rağmen hala güzel İstanbul !) 


''Yüzük gibidir sokak da...Birini parmağından ötekini    hayatından çıkartırsan izi kalır...Yüzüğün izi geçmez, yarası kalır! Sokaklar insanlarda iz bırakır.''  CENK KOYUNCU

'' Oturduğumuz sokak, ayrıntısını tanımadığımız sokaktır. Onu köşe bucak öğrenmeyi hep yarına bırakırız.Nasıl olsa,her gün bir komşuyu, esnaftan tanıyacağız.''  DOĞAN HIZLAN


İstanbul Sokakları-1
''Bir sokak sizi muhakkak bir yere götürür. Sokağın sonunda ya yakınınız bekliyordur, ya da dostlarınız.Sokakların her mevsim rengi değişir.Onlar yeşerir, çiçekler açar, bir kedi kaçar ansızın önünüzden.''  ARA GÜLER



'' Yüksekkaldırım dik bir yokuştur,evet. Ne var ki yürümeni asıl güç kılıcak olan, yolunu sağlı sollu kesecek sokakların güzelliği. Bu sokaklarda İstanbul'u İSTANBUL kılan her şey bir arada, bir şeyi kanıtlamak istermiş gibi durur. ''  TUNA KİREMİTÇİ

                          

'' Dilimin ucuna böyle geldi. Oysa, künyesini çıkarmayı üstlendiğim sokağın adı, Bülbül Sokağı. Bu çıkmaz sokağa '' Küçük Türkiye '' veya ''Türkiye'nin maketi '' deyip durduğum da olmuştur, ama bir yer kendi tarihine oturtulmadan bugünkü hali de bilinemez.''  ADALET AĞAOĞLU




Keyif dolu günleriniz olsun...

Petek Uluğ

8 Mart 2013 Cuma


Benim blogum yemek blogu değil, evet ama yemek yapmak ve sunmak benim keyif köşelerimden biri.
Aslında hayatın keyif noktalarından biri. Hele özenle hazırlanmış sofralarda, emekle pişmiş, sevgiyle sunulmuşsa...Mecburiyetten pişirilen yemekler nasıl da belli eder kendini, tadı tuzu yerinde olsa da lezzetinden bir şeyler eksiktir mutlaka! 

Benim tariflerim pratik olanlardır, bilirsiniz...Geçen hafta arkadaşlarıma sunduğum lezzetleri şimdi sizlerle paylaşmak istedim...

                                 KOLAY EKLER PASTA



MALZEMELER :

- İstediğiniz miktarda kedi dili bisküvi (Fırınlarda satılanları       tercih edin !)

- 1 Paket çikolata sosu ( üstüne kullanmak için)

Beyaz Krema sosu için :

- 1 lt. süt 
- 2 çay bardağı un
- 2 çay bardağı toz şeker (Daha az kullanabilirsiniz)
- 1 paket vanilya
- 1 kutu çiğ krema

Beyaz sosu hazırlamak için krema dışında diğerleri pişirilir ve en son krema ilave edilerek ateşten alınır, soğuması için bekletilir.

Daha sonra çikolata sosu hazırlanır. (Paketler çok başarılı oluyor ancak siz kendiniz benmari usulü ile  yapmayı tercih edebilirsiniz )

Son olarak da 2 kedi dili arasına (KESİNLİKLE ISLATILMADAN!) beyaz krema koyup kapatın ve üzerine çikolata sosundan bir miktar dökerek yayılmasını sağlayın. 

Üstünü süslemek size kalmış . Ben bu sefer Hindistan cevizini tercih ettim.

                               SÜTLÜ KEMALPAŞA TATLISI


MALZEMELER :

- 1 paket çiğ kemalpaşa tatlısı
- 1/2 kg. toz şeker
- 1 lt. süt
- 1 su bardağı tahin ( üzerine dökmek için )

Şeker ilave edilmiş kaynayan sütün içine kemalpaşa tatlılarını ilave edip pişirelim. Burada en önemli nokta su yerine sütün kullanılması. Lezzetini çok değiştirdiği için üzerine dökülen tahin ile de bambaşka bir tatlıya dönüşüyor.

                    PEYNİRLİ MUFFİN


MALZEMELER :

- 1 Su bardağı yoğurt
- 6 çorba kaşığı irmik
- 3 yumurta
- 1/2 kg. peynir ya da kaşar loru
- 1/2  demet maydanoz
- 1  yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı kuru nane
- 1 tatkı kaşığı karabiber
- 1 paket kabartma tozu

(Dikkatinizi çekerim un ve yağ hiç yok !)

Bütün malzemeler aynı anda karıştırılıp kalıplara ya da bir fırın kalıbına dökülür. 180 derecede pişirilir.

Ne kadar kolay değil mi ?


AFİYET OLSUN...

Keyif Dolu Günleriniz Olsun....

Petek Uluğ

Her zaman sırtınızı güvenle dayanabileceğiniz birileri olmalı hayatta. Hani hiç düşünmeden acaba düşer miyim ?  Güvende miyim ? diye sorgulamadan...

Bugün sosyal hayatta en çok konuşulan konu belki de çok daha önemli konular olması gerekirken beklenmekte olan soğuk hava dalgası ile ilgiliydi. Herkes birbirine ''Kar geliyormuş!'' diyordu. 

Gelen kar olsun, gelen soğuklar olsun dedim, bu ülke ne kara kışlar gördü!

Konu böyle olunca ben de meşhur kış reçelimi hatırladım. Aslında reçelden çok tatlıya benzer yani o kadar hafiftir. Merak ederseniz tarifini buyurun. Biliyorsunuz benim tarifim mutlaka en basitinden ve pratiğindendir.


KIŞ REÇELİ :

2 Adet kabuğu soyulmuş portakal 
2 Adet kabuğu soyulmuş mandalina
1 Adet kabuğu soyulmuş elma
2 Adet muz
1 Adet greyfurt (keyfe bağlı, acı tadını sevmeyenler kullanmasın )
1/2 Adet limon suyu ve limon kabuğu
1 Paket vanilya
İsteğe bağlı toz şeker 
İsteğe bağlı olarak 4-5 adet karanfil

Vanilya ve limon suyu dışında hepsi küp küp doğranarak şeker ilave edilmiş haliyle akşamdan hazırlanıp bekletilir.

Daha sonra vanilya ve limon suyu ilave edilerek pişirilir. Pişirme süresi (Sabaha kadar su bıraktığı için ) suyun azalma süresi ile orantılıdır. Koyulaşmadan alırsanız tatlı olarak da tüketebilirsiniz ; ancak dayanma süresi kısalır.

Reçellerinizi saklarken veya ikram ederken cam ya da  beyaz porseleni tercih ederseniz renkli meyveler çok şık durur...



Yanında size daha önce tarifini vermiş olduğum kış çayım var.

Ayrıca bu sefer evimdeki minik kumkuat ağacımın meyvelerinden de ilave ettim 3-4 adet, hoş bir aroma kattı. 





Keyif Dolu Sıcacık Günleriniz Olsun.

Petek Uluğ

3 Mart 2013 Pazar


'' Bİ KÜÇÜK EYLÜL MESELESİ '' 


Küçük bir meseleye benzeyen aşk filmi beklentisi ile gitmiştim. Oysa büyük alkışı haketmiş! Hiç de küçük bir meseleyi anlatmıyor. Vizyonda çok yeni olduğu için konu hakkında bilgi vermeyeceğim ama sıradan bir aşk filmi olmadığını, sürekli '' Ne olacak? '' beklentisi ile seyredeceğinizi söyleyebilirim.

 

Tatilde olduğum için bol bol sinema keyfi yapabildim. Ne güzel de filmler vardı vizyonda. 

28 Şubat 2013 Perşembe


Dekorasyona meraklılar bilir, her detayla ilgilenir insan. Renklerle oynar, en ufak bir ayrıntıdan bir şeyler yakalayıp, yaratıcılığını ortaya koymak ister.
Zevk ve stil sahibi biri için ise dekorasyon en keyifli uğraştır. Bazen hobidir, bazen vazgeçilmez bir keyif alanıdır. Oyun gibidir,  ancak bu oyun esnasında gözlem çok önemlidir. Maddi olanakların yeterli olması da yetmez bu zevkli oyun için. Yeterli olsaydı, birçok ev lüks bir mobilyacı dükkanına benzemezdi! Yaşam şekli, birikimler ve zevk kişinin stilini oluşturmasında çok önemlidir.

Ancak yine de ''Evim Evim Güzel Evim'' misali herkesin evi kendi sarayıdır.

İşte, Dekor Perisi merak etti ve ünlü isimler nasıl evlerde yaşar acaba diyerek evlerinin içine girdi.

Beni takip edin.

                         


               

                        






                            

                         






  

                       



Kaynak: InstyleHome


Bol Keyifli Günleriniz Olsun

Petek Uluğ