kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2016 Pazartesi


Sizlerle burada ilk buluştuğum günlerde kahve keyfi yazım ile blog yazmaya başlamıştım. Çünkü beni anlatan bir yazı olsun istemiştim, hayatımın içinden. Günün kahvaltı keyfinden sonra kahve vardır her zaman. Güne onunla başlayıp onunla bitirmeyi mutluluk sebebi sayarım. O kadar anlamlı ve o kadar basit işte!

Aslında itiraf edeyim kahve ritüeldir benim için. Şık porselen bir fincanda yanında minik çiçeklerle ikram edilen veya ikram ettiğim kahve sadece hazmı kolaylaştıran bir içecek olmaktan çıkar, görsel sunum halini alır. Hele yanında Türk lokumu, çikolata gibi ağız tatlandırıcılar da varsa ne güzel olur. Çoğu kez geleneksel sunumu tercih ederim. Sanki itibarına daha çok yakışır!
Kimileri için detaydır bunlar. ''İçme dahi iyi'' bile diyenler olabilir. Ama adı üstünde keyif işte.


Meraklısı olunca kahvenin kültür tarihi, kahve fincanlarının tarihçesi ilgimi çeker, araştırırım. Zamanla farkında olmadan fincan koleksiyonum bile oluştu.
Gittiğim her yerden fincan toplar, hatıra olarak fincan ve çeşit çeşit kahveler alırım. Araştırma sonuçlarına göre öğrendiklerimi kısaca sizlerle paylaşmak istedim, kahve içerken beni hatırlar, hatta fincanların da dili olduğunu fark edersiniz.

KAHVENİN TARİHSEL YOLCULUĞU:

                 

Kahvenin Türkiye'de kabul görmesi ilk Osmanlı Dönemi medrese öğrencileri dönemine dayanır. Öğrencilerin uyanık kalmasını sağlamak amacıyla içilirdi. Sufi dervişlerinin çok beğenmesi üzerine kahve gittikçe kabul görmeye başladı. Arabistan'a kahveyi Türkler götürür, 2. Viyana kuşatması ile Avrupa'ya yayılır. Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra tüm dünyada Türk kahvesi olarak bilinir ve tek Müslüman içkisi olarak kabul edilir.

İstanbul'a kahvenin gelişi ile beraber Türk edebiyatında bu güzel içeceğe adanmış sözler, şiirler de görülmeye başlanır.

'' Burnu Fındık 
Ağzı Gayfe Fincanı
Şeker Mi Şerbet Mi
Bal Acem Kızı ''

SARAYDA KAHVE KÜLTÜRÜ:

Sarayda kahve ikramından önce misafirlere gül kokulu lokum ikram edilirmiş. Neden? Padişahı görecek olmaları sebebiyle aşırı heyecandan kan şekeri yükselen misafirleri sakinleştirmek için.


İçeriye kabul edilen kişi mevkisine göre yerini aldıktan sonra, kahve seremonisi başlarmış. Kahveci cariyesi tarafından ikram edilen kahve sırma işlemeli kadife veya atlas kahve örtülerde sunulur ve davetli sayısı ne kadar fazla olursa olsun ikişerli olarak, misafirlerin gözlerine bakmadan ikram edilirmiş.

FİNCAN RENKLERİNİN ANLAMLARI:
  
Rivayete göre Osmanlı Döneminde fincan renkleri bir dönemi temsil ederdi.


16.Yüzyıl doğuş döneminde pembe ve mavi fincanlar kullanıldı. (Tıpkı yeni doğan bebeklerde yeniliği, dünyaya gelişi temsil etmesi gibi).

 17.Yüzyıl yükseliş döneminde mercan kırmızısı görülüyor.

 Kanuni döneminde sarayda lacivert fincanlar kullanılmaya başlıyor.

 Saltanatın zirvede olduğu dönemde ise yeşil renkli fincanlar ağır basıyor.

 Ayrılığı simgeleyen sarı renkli fincanlar ise imparatorluğun veda yani çökme döneminde ikram ediliyor .

''Ya kahvesini içtiğim dost, hepsinin hakkı yok mu bende'' Cahit Sıtkı Tarancı

     

Kahve sunumunda kullanılan ilk fincanlarının üstü dar, aşağıya doğru genişti. Böylece köpük dağılmazdı! Daha sonra Fransız kültürünün etkisiyle silindir, üstü geniş fincan modelleri kullanılmaya başlandı.

Ancak esas olarak Türk kahve geleneğinde fincanlar kulpsuz olarak kullanılırdı. Sıcak kahvenin el yakmaması için fincan zarfa konulurdu..

Peki Paşa kahvesini duydunuz mu?

Cezvede su ve kahve aynı anda kaynatılırken içine bir miktar kül katılır, telve dibe çökene kadar bekletildikten sonra içilir. Özellikle, vakti zamanında eski konaklarda çok tercih edilen pişirme yöntemidir paşa kahvesi.

Kahve kültürüne ait deyimlerimiz size hiç yabancı gelmeyecektir.

''Bir acı kahvemizi içmez misiniz?''
''Aman efendim daha fincan bile soğumadı''
''Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır''
''Kahvesi içilmek''
''Kahveniz nasıl olsun?''



Bol Köpüklü Keyif Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ





Kaynak: ''Kahveniz nasıl olsun?'' Beşir Ayvazoğlu, Google


11 Eylül 2014 Perşembe







                                       




Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ

10 Ağustos 2014 Pazar


Beşir Ayvazoğlu'nun kaleminden anlatılan kahve dünyası ve tarihi, kahve tutkunları için çok keyifli bir kitap.

Kitabı okumadım adeta yudum yudum içtim sanki. Tabii elimde bir fincan orta şekerli Türk Kahvesi ile...

Kahve hatırına yazılmış onca söz, onca makale var, evet; ama tarihsel yolculuğunu, kültürel yolculuğu ile öyle güzel karıştırmış ki yazar, tam orta kahve tadında olmuş kitabın herbir sayfası, telvesi bol, lezzeti yerinde...

Bazı kitaplar sizi anlatır, bazılarında ise siz birşeyler anlamaya çalışırsınız.

Bu kitap ile kahvemi daha iyi anladım, tanıdım, tadına daha iyi vardım. Bazı alıntıları da size ayırdım. Siz de okumadan önce bir fincan kahve içmek istersiniz belki!


''KAHVENİZ NASIL OLSUN?''

''Abdülaziz Bey'in anlattığına göre, konakların alt kat sofralarında ''Kahve ocağı'' denilen bir oda ve bu odada alt kısmı taş, yanları çini döşeli ve dört gözlü bir ocak bulunurdu. Sürekli sıcak su gerektiği için ocağın gözlerinden biri bakırdan imal edilmiş musluklu büyük bir güğüme ayrılmıştı...''



'' Kahve yavaş yavaş, tadına vara vara içilir. Anın ve hayatın anlamı üstüne düşünmeyi;  yüksek fikirler ve aşkın duygular üzerinde gezinmeyi gerektirir. Kendisinden öncesini unutturur; içildiği vakti ortamı, birlikte olunan dostları biricikleştirir. Bütün bunları bilmeyen, düşünmeyen hatta alaya alan yeniyetmelerin kahve içmeye hakkı var mıdır? ''


'' Sade kahve ikramında yanında bir de lokumun bulunması gelenektendir. Kahvenin tadının höpürdetilerek içildiği takdirde alınacağını söyleyenler varsa da, bu sesten bazılarının rahatsız olabileceğini unutmamak gerekir ''


'' Kadınların sadece sabah buluşmaları değil, kabul günleri de kahvesiz düşünülemez. Çağdaş Türk romanının önemli isimlerinden Selim İleri, ''Bir Fincan Kahve'' başlıklı yazısında, 1950'lerin sonunda yaşanan kahve darlığından söz ederken annesinin her kabul gününe gelen misafirlerine önce kahve ikram etmeyi olmazsa olmaz bir şart gibi gördüğünü anlatır ''

'' Ya kahvesini içtiğim dost 
   Hepsinin hakkı yok mu bende''


Keyif Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ






31 Mayıs 2014 Cumartesi


Kahve keyfinin benim blogumun keyif sayfalarının başında olduğu malum. Çünkü; onun benim hayatımda önemli bir yeri var. O mola demek, o sohbet demek, o bazen de dalıp gittiğim diyarlar demek...Yani kara sevdam o benim!

Ee o zaman da ona yakışır bir sunum gerekir! Hatta ritüeller gerekir! Bayılırım, hiç de üşenmem! Sabah akşam birer tane tamam! Bu ne demek? Bana da renkli renkli fincanlarımla, oyuncak gibi oynamak demek. Yani oyun saatim geldi demek! 

İşte İnstagramda dostlarımla paylaştığım ikram örneklerimden bir derleme eşliğinde size minik bilgiler vereyim......

Kokusuyla size eşlik eden bir içicektir o...


'' Şeytan kadar kara, cehennem kadar sıcak, melek kadar saf, aşk kadar da tatlı '' demişlerdir onun için...
'

Okunuşunu  Etiyopya'nın ''Kaffa'' yöresinden almıştır.


Dünyada petrolden sonra en önemli ticari malzeme olduğunu biliyor musunuz?


Kahvenin doğada yetişen birçok türü vardır.


En çok tüketilen türleri ise ''Arabica'' ve ''Robusta'' türleridir.


İlk kahve, 1706 senesinde Amsterdam Belediye Başkanına hediye olarak gönderilmiş.





Bol Köpüklü, Keyif  Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ

Kaynak:Google





5 Ekim 2013 Cumartesi


Blogumun ilk yazılarındandır ''Kahve Keyfi''.http://www.peteginkeyifdukkani.com/p/blog-page.html Bilememiştim hangisine öncelik vereceğime Çaya mı ? Kahveye mi ? Öyle ya sevilen iki şey arasında seçim yapmam gerekiyordu beni anlatırken. İkisi de bendim aslında kahve sabahımdı , çay ise günümdü, akşamımdı...Neyse yine aklıma düştü bugünlerde benim kahve dünyam ve şöyle instagram fotolarımdan derleyip kahve ve fincan seremonilerimi paylaşmak istedim sizlerle...Evet yalnız olsam bile kahve içmek törendir benim için...Kahve arkadaşlık eder size, ortak olur kendinizle kaldığınız dakikalara...Çay daha halktır, her ortama ayak uydurur ancak; kahve özenli sunumları sever. 

Bu arada bir bilgiyi de paylaşayım sizlerle. Kahvenin yanında ikram edilen bir bardak su kahvenin üzerine içilmek için değil; öncesinde ağzımızda kalan tüm tatları temizlemek ve kahveye hazırlamak içindir !

Ayrıca yanında ikram edilen lokum ise Osmanlı Saray geleneğine dayalıdır. Padişahın huzuruna çıkmak için saraya gelen davetliler önce büyük salonda toplanır ve kahve ikram edilirmiş. Sırasını beklerken yüce padişahı görmenin heyecanı ile kan şekeri düşen misafirler olurmuş. İşte bu nedenle heyecanlarını bastırmaları için kahve ve lokum geleneği yerleşmiştir.



Bodrum Teras hatırası, kendi begonvillerim ile...


Mısır Çarşısı hatırası


İzmir'de kahvenin yanında ikram edilen bir çay kaşığı sakız reçelli soğuk su özellikle yaz aylarında çok keyif verir...



Nostaljiyi hep sevmişimdir

                           
                            

Her ziyaret ettiğim şehirden fincan hediye ederim kendime anı olarak

                            




Harem kültürünü okurken geleneksel bir törenim vardır kendime






Vintage tarzı çok beğenen biri olarak vazgeçilmezlerim...


Huzur veren fincanım ile içilen kahve keyfi...


           ''Kalimera'' diyen fincanım Kos'taki bir arkadaşı ve yaz anılarımı hatırlatır bana...



İlk defa yakaladığım bir an...




Bol Keyifli, dostlarla içilen bol köpüklü kahve sohbetleriniz olsun