çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2015 Çarşamba


Çayın psikolojik bir içecek olduğunu zamanla kavradım ben.
Çünkü; çay kişisel ve toplumsal bir paylaşım demektir bizim kültürümüzde. Hani moraliniz bozuk olduğu zaman size ikram edilen nedir? Hiç fark ettiniz mi?  Genelde çaydır. Çay sohbettir, dertleşmektir...

Her sosyal ve ekonomik ortamlarda paylaşılan ortak bir içecektir aynı zamanda. Günün her saatinde, her anında içilir! 

Çay demek, şöyle demli ve siyah olanıdır aslında. Bir de ince belli cam bardağa çok yakışır.

Son dönemlerde alıştığımız yeşiline, beyazı ve mavisi de eklendi artık. Birçok pastanede menüye girdi. Beyaz çayı daha önce anlatmıştım. Tabii mavisi de varsa denemeliydim. Beş çayı keyfi olmayacağını ben de biliyorum ama olsun yine de siyahının hatırına denemeliyim dedim ve faydalarını da sizin için araştırarak öğrendim.
                                          
Bu arada siz ''Çay mavi mi olurmuş, hiç!'' diyebilirsiniz, gerçekten mavi ama doğalından. Gıda boyası falan yok. Rengi veren de karabaş otu aslında! Öyle Karadeniz'in çay tarlalarından toplanmıyor yani.

Kaynama değil demleme usulü hazırlıyorsunuz. Bir tutam karabaş otunu bir bardak suya koyup üzerine kaynar suyu ekleyerek 3-4 dakika bekletiyorsunuz.

Mavi çayın faydaları ise;


- Tansiyonu düzenliyor

- Kan kanseri, akciğer kanseri ve beyin tümörlerinin   ilerlemesini önlüyor

- Sinüzit, romatizma, kan dolaşımı, baş ağrısı rahatsızlıklarında öneriliyor

- İdrar yolu enfeksiyonlarına iyi geliyor

Kaynak: google

Keyif Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ




4 Mart 2014 Salı


Son günlerde çayın farklı renklerini sık duyar oldum. Hadi yeşiline alıştık artık, ama beyazı da pek revaçta! Bana kalırsa çay siyahtır ve siyah olmalıdır! Ancak; benim gibi çay düşkünü iseniz ''Çayın her türünü, her rengini severim, Çaydan ötürü!'' de diyebilirsiniz....

Türk siyasi tarihine damgasını vurmuş içecekler vardır. Örneğin 80'li yılların sonunda Çernobil faciasından sonra ıhlamur baş tacı olmuş, 90'lı yıllarda dönemin başbakanı Tansu Çiller ile de kuşburnu bir numaralı içecek haline gelmişti.



Tabii son dönemde altın çilek çayını da unutmamak lazım. Diyeceğim o ki; popüler olan içecekleri lezzeti, keyfi ötesinde biraz ticari maksatlı bulurum. Faydaları konusunda da temkinli yaklaşırım.

İşte bu nedenle beyaz çayın ne olduğunu, farkını öğrenmek istedim. Antioksidan oranının çok yüksek olduğunu, özel şartlar altında yetiştirilip, yüksek verim alınan bir türü olduğunu biliyordum. Yine de onkolog doktor arkadaşlarıma danıştım, aktarlarla sohbet ettim ve araştırdım. 

Siz de benim gibi çaya düşkünseniz ve bu beyaz renkli çayın ne olduğunu merak ediyorsanız, sizin için özetliyebilirim...

    

- Beyaz çay elde etmek için çay bitkisi çok körpe iken toplanır.
- İşleme şekli bakımından diğerlerinden farklıdır. Daha nazik şartlarda işlem görür.
- Beyaz çayın tadı siyah çay kadar sert olmamakla beraber daha aromatiktir.
- En kaliteli beyaz çay, gümüş iğne denilen türüdür.
- Daha az kafein içerir.
-Kanser savaşçısıdır.
- Kemik erimesine karşı etkilidir.
- Virüs öldürücü özelliği vardır.
- Tansiyon ve kolestrolü düşürür.
- Yağ üretimini baskıladığı için zayıflamaya da yardımcı olur.

Hazırlanması ise aynı siyah çay gibi demlenerek veya üzerine dökülen kaynar suyun 5-6 dakika bekletilmesi ile hazırlanabilirmiş.


Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ 



11 Şubat 2013 Pazartesi

                           

Sizlerle tanışırken keyifli anlar yazıma ilk KAHVE ile başlamıştım. Fakat çok düşündüm keyif önceliğimi çaya mı kahveye mi versem diye; ikisi de o kadar vazgeçilmezim ki...
Biriyle gözümü açıyorum, diğeri ile kendime geliyorum. İKİSİ ile de seremoni yaşıyorum, MUTLU oluyorum. Bakın şimdi de sevgili ÇAYI yazıyorum, hem de sevginin çok konuşulduğu bir haftaya denk gelerek...Şık bir porselende veya ince bellide  şöyle demli bir çay benim keyif dükkanımda eksik olabilir mi ?


Japonların çay törenlerini merak ettiğimi daha önce paylaşmıştım. Hakikaten bir ritüeldir benim için. Her bir yudumundan keyif alarak, doğru şekilde demlenmiş tavşan kanı gönül içeceğimdir benim. Evet; bu konuda biraz tutucuyum galiba çünkü çok pratik olmalarına rağmen plastik, kağıt bardaklardan ve poşet çaylardan hiç zevk alamadım. Zaten kolay hazırlanmamalı çay bana göre; yavaş yavaş demlenmeli, demini tam çıkarmalı, bazen de yanında minik atıştırmalıklar olmalı e yani zaman harcanmalı; hiç ÜŞENMEDEN sabahın köründe evden çıkarken bile çay demlenmeli ve o demin kokusu eve sinmeli ki güne keyifle başlansın. Tabi sevmeyenler için çoook gereksiz bir hazırlık olabilir. Sıcak suyun içine bir poşet koyunca da içilebilir çay !


Çayın aynı zamanda psikolojik bir paylaşım olduğunu zamanla kavradım. Çünkü ÇAY demek kişisel ve toplumsal bir paylaşım bizim kültürümüzde. Hani moraliniz bozuk olduğu zaman size ikram edilen nedir bir dost tarafından ? Hiç fark ettiniz mi?  Genelde ÇAYDIR. Çay sohbettir, dertleşmektir...



Her sosyal ve ekonomik ortamlarda paylaşılan ortak bir içicektir aynı zamanda. Yani eşitliktir, halkındır, yanındaki simit ile mütevaziliktir. Lüks ile pek işi yoktur. Ve günün her saatinde , her anında içilerek hep sizinledir ! Sizi hiç terk etmez, kahve gibi nazlı değildir, köpüğü oldu olmadı derdi yoktur...




Eski nostaljik çay bardaklarında sunumları da şölen olabilir...



Ya da içmeden duramayacağınız bembeyaz porselende ikramları ince belli bardaklar kadar keyif verebilir...


Anılarda kalırdı belki de
Zamanla ince bel,
Namussuz çay bile 
İnce belli bardaklarda verilmeseydi eğer...

CAN YÜCEL
Çayın hazmı kolaylaştırıcı ve kolesterolü düşürücü etkisi olduğu son yapılan araştırmalarda da doğrulandı.

RÜYADA ÇAY İÇTİĞİNİZİ GÖRMEK İSE ; sağlığa ve berekete yorulurmuş...



Bir çay koy sevgili, içinde aşk olsun, şiir olsun
Yudumladıkça içime sevgi dolsun, aşk konsun
Hiç eksilmesin çoğalsın sevdiklerim, demli olsun. 
'' Çay duyguların sıvı halidir '' der Bekir Erdoğan da...




Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ