14 Aralık 2013 Cumartesi


Kolay değil tabii, yüce İnternet alemini yargılamak, hakkında yorum yapmak. Öyle ya bak içine de düştük. Yok Blogu, Yok Sosyal medyası, yok takipçileri ve haber köşe yazısı ile tam ocağındayız artık. Bir elde telefon, bir elde tablet, e bir de önümüzde bilgisayar. Tam ergenler gibiyiz ! Yakıştı  mı hiç bana şimdi kalkıp da internetin dedikodusunu yapmak..

Kendime bakmadan öğrencilerimi eleştirmek oldu mu şimdi?

Bilmem belki de olmuştur...İnternet belki de ying ile yang'dır...

http://www.haberegeli.com/petek-ulug@internet-hayir-mi-ser-mi-yazisi-302.html




Keyif  Dolu Günleriniz Olsun...



12 Aralık 2013 Perşembe


İnanın; çorap hakkında yayın yapmak gelmezdi! Ama düşündüm de çorap dediğimiz o bir çift parça var ya bazen büyük keyif verebiliyor insana, özellikle biz hanımlara. Ya da yalnızca bana! Bilmiyorum ama kendi küçük, fiyatı makul birşey olsa da beni çok mutlu eder bir çift yeni çorap. Alışverişlerimde doyamam almaya. İhtiyacım olmasına da hiç bakmam, şöyle renkli, sevimli bir çift çorap aldım mı, benden mutlusu yoktur. 

Geçenlerde Google +'da sordum takipçilerime '' İnsan bir çorap ile mutlu olur mu, hiç ? '' diye. Şöyle yanıt geldi '' Mutlu olmasını biliyorsa, olur! '' Aaa dedim ne güzel! Öyle ya mutluluk işte;  açılan paketten çıkacak o yeni bir çift çorabı giyerken alınan hazdır. Hiç de öyle KOCAMAN şeylere gerek yoktur. Hatta KOCAMAN şeylere sahipken bile bu minicik, neşeli, renkli çorapları giyecek ruh haliniz yerinde değilse, ne anlamı olurdu ki?















Keyif Dolu Paket Paket Çorap Alışverişleriniz Olsun...



Kaynak: Penti ve pinterest


Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.

Tchibo’nun bu haftaki teması; Yılbaşı Sofrası! Yeni yıl heyecanı ortalığı sardı, sokaklar ışıl ışıl süslendi. Yılbaşını evinde yaşamak isteyenler için Tchibo’nun bu haftaki temasında birbirinden güzel ürünler var. Baharat değirmenlerinden mumlara, müzik kutularından kapı üstü çelenklere, tealight mumluklardan yılbaşı kürelerine yılbaşı ve yılbaşı sofrası için aradığınız her şey bu temada!


Yılbaşı Sofrası temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama içlerinden seçerek birkaçına daha geniş yer verelim. Son yılların modası baykuş süsler, tealight mumluklar ve içiniz yılbaşı heyecanıyla dolduran melodileriyle müzik kutuları evinizin havasını değiştirecek. Led ışık zinciri ve Noel Baba’nın altın rengi geyikleri de evinize çok yakışacak. Yılbaşı sofranıza şıklık katacak bir şişe tıpası hem şarabın aromasını koruyacak hem de çok hoş görünecek. Hem et yemeklerinizi marine ederken kullanacağınız hem de uzun yılbaşı sohbetlerinize eşlik edecek birbirinden lezzetli şaraplarınız için şık bir şarap rafınız olsun istemez misiniz? Onu da bu temada bulabilirsiniz!
                                                 
Yılbaşı Sofrası temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum; yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook sayfasını (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Aralık 2013 Pazar


Hani bazı tarifler veya lezzetler vardır size birilerini anımsatır. Her yediğinizde onu hatırlar, kulağını çınlatırsınız !
Bugünlerde ben de zencefilli kurabiye dediğimde ( ki kış günleri için zencefil ideal baharatımdır ) blogunu keyifle takip ettiğim sevgili Juliette aklıma geliyor.

Bana ''Bir ara tarif verir misin?'' demişti. Vermez miyim? Hem blogumda paylaşayım da belki bu soğuk günlerde çayın yanına çok yakışan, cam fanusda saklanarak uzun ömürlü olan bu kurabiye tarifini başka dostlar da kullanır diye düşündüm.

Geçen sene öğrencisi olduğum Roka Mutfak'ta öğrenmiştim bu tarifi. Hem pratik, hem lezzetli, hem de tecrübeyle sabit...

ZENCEFİLLİ KURABİYE

Malzemeler:

500 gr.un
150 gr.pudra şekeri
1 yumurta akı
50 gr.badem tozu veya fındık tozu
250.gr tereyağı veya margarin
Tarçın, zencefil
(Miktar size kalmış)
Bir miktar portakal veya limon kabuğu rendesi

Yapılışı:

Bütün malzemeyi karıştırıp, yoğurun.2-3 saat dolapta dinlendirdikten sonra, istediğiniz şekillerde koparıp, yağlı tepsiye yerleştirin. Hamurun çatlamaması için iki yağlı kağıt arasına da koyabilirsiniz!. 170 derecede 15 dakika pişirmeniz yeterlidir.

Nekadar kolay değil mi? Zaten benim tariflerim hep zamanla yarışanlar içindir ! Afiyet olsun...


İsterseniz kurabiyelerinizi pişirdikten sonra Juliette'nin şık dekorasyon blogunu da açın, keyifle yerken, zevkle de dolanın orada! Yanına da benim hatırıma bir bardak çay için artık!...http://evimicinhersey.blogspot.com/2013/12/orgu-battaniye-mevsimi-aclmstr.html#more

                            

Ayrıca şu minik zencefilli adamlar yok mu, pek severim ben onları. Her yeni yıl öncesi alırım onlardan, getiririm eve, hep beraber bekleriz yılbaşı gelsin diye...(Michael'ın da içi gider bu arada!) 


Keyif Dolu Bol Zencefil Kokulu Günleriniz Olsun...



7 Aralık 2013 Cumartesi


Öğrencilerim ile yaptığım sohbetleri, onların sorunlarını zaman zaman sizlerle paylaşmayı seviyorum. Zaten ben dert, sıkıntı dinlemeyi çok seviyorum. Onlar yani üniversiteliler her dönem toplumun en hassas kesimi oldular. Hep birşeyler söylemek ve konuşmak istiyorlar. Hani bir dokun bin ah işit, türünden! Hele ders esnasında hiç dokunmamaya çalışırım onlara, hazırdırlar hemen dökülmeye. Neyse; işte bu konulu yazımı HaberEgeli.com'da yazdım ilk. Ama benim sevgili blogum, yani dükkanımda paylaşmazsam olur mu, olmaz!

http://www.haberegeli.com/petek-ulug@universite-ogrencilerime-sordum-yazisi-291.html#.UqBLn2-_hc8.facebook



Keyif  Dolu Günleriniz Olsun...

4 Aralık 2013 Çarşamba


Evet aynen böyle düşünüyorum, hatta hediye vermenin bir sunum ritüeli olduğuna bile inanıyorum. Tabii ki adet yerini bulsun, elimiz boş gitmesin şeklindeki hediye alışverişlerinden bahsetmiyorum.


Örf ve adetlerimizde öyle güzel hediye almak, vermek gelenekleri vardır ki, hediye edilen kişiye bir şekilde yardım etmek, destek olmaktır belki de...


Günü, saati belli hediyeler mecburi bir ticari alışveriş gibi düşünülse de hediye eden kişinin zevki hediye seçimi ile birleşerek özel ve farklı hale gelebilir.

                                              

Bir de ani, beklenmeyen bir zamanda verilen, alınan hediyeler vardır. İşte onlara armağan derim ben. Hayatın tatlı sürprizleri gibidir onlar. Beklenmedik zamanda hoop diye çıkıp gelmiş bir paket! Neden ki? Yaşgünü değil, özel bir gün hiç değil ! Tebrik, kutlama da yok ortada ! 

Hediye veren kişi size bir şey demek istedi. ''Seni mutlu etmek istedim, içimden geldi ve bunu seveceğini düşünerek sana aldım...'' İşte bukadar basit...


Hiç de fena değil şöyle güzel bir hediye paketi açmak? Bakın paketi diyorum sadece paketi. Artık içinde ne var, nasıl bir şey var, hiçbir önemi yok! ''Ben'' düşünülerek alınmış, gönülden gelmiş bir armağan var. Yeter!

Ama biz gelelim şimdi bu paketleme işindeki sunum şıklığına. İşte '' Sen önemlisin ve buna da değersin '' mesajının verildiği ilk ve etkili adım...


Standart kitap kaplamak için kullanılan kağıtlar ile sarılan hediye paketleri ve yine hazır beklemekte olan bir süsün üzerine yapıştırıldığı sunum hiç de heyecan yaratmayabilir...


Yaratıcılığımızı ve kişisel zevkimizi kullanarak minik ayrıntılarla çok farklı, özel sunumlar ortaya çıkartabiliriz. Hatta kişiye özel armağanlar hazırlayan şirketler bile var bu konuda.

Piyasada bu işler için çok neşeli ve renkli malzemeler bulmak da kolay. Dantel, fisto, kurdele gibi süslemeler paketleme işlerinin olmazsa olmaz malzemeleri. Örneğin; sade renkli bir kağıda sardığımız paketimizi el örgüsü dantel ile süslersek bize geçmişten gelmiş, nostalji yaşatan hediye hissini vermez mi? Artık içinden ne çıkacağı bile önemsiz, paketin yaratacağı his her şeye değer bence...


                                         

Anılarda kalmış bir fotoğraf ile sunulan hediye ise sizi o güne götürecektir. İşte tam  ''Anı yakala'' oldu. Belki de paketi açmayı bile unutacaksınız...


Aklınıza değişik bir fikir gelmedi diyelim, sıradan olmak ta istemiyorsunuz...Bakın şöyle etrafınıza mutlaka bir yerlerde, bir saksıda bir dal çiçek vardır. Artık, bu seferlik affedin kendinizi ve koparıverin, hemen kondurun hediyenin üstüne. Alın size hem hediye hem çiçek birarada...



Herkesin elinde gördüğünüz kaplama kağıtlarından olsun istemiyorsanız, alışılmışın dışına çıkın ve farklı malzemeler kullanın. Hiç çekinmeyin, bence hediye vereceğiniz kişi çok şaşıracak ve keyif alacaktır.


Bu kumaş veya yün parçası da olabilir, atlas kağıdı da. Seyehat etmeyi çok seven birisi için böyle bir hediye paketi çok anlamlı olur herhalde!



Kısacası; unutmayın ki hediye; veren kişinin zerafetini, alan kişinin de değerini simgeler...Bunu sunabilmek ise minik de olsa emek ve özen ister...

                                 

Yeni yıl için keyifli ve telaşlı bir hediye alışveriş dönemi başlarken, armağanların en güzeli, paketlerin en süslüsü evrenden hediye edilsin sizlere...

      





Keyif ve hediye dolu günleriniz olsun...




24 Kasım 2013 Pazar

   

Elektriğin olmadığı dönemlerde aydınlanma aracı olarak kullanılan mum, günümüzde dekoratif malzemeler listesinde ilk sıradadır. Dekorasyona ilgili biri olarak, benim için de evimin, hazırladığım sofraların sevimli ve şık aksesuarlarıdır mumlar.

                                        

  

Aydınlatma ve dekoratif özelliğinin yanısıra rahatlatıcı, gevşetici bir etkisi vardır. Bu nedenle dinsel ayinlerde, meditasyon seanslarında başköşede yer alır. Humanizm için ise mantık ve akılcılığın sembolüdür.



Hristiyanlıkta, Katolik kilisesinde ayinlerde kullanılan mum, islamiyette bu anlamda yasaklanmıştır.




Yanmakta olan bir mumu izlediğinizde alevinin bir uzadığını, bir kısaldığını fark edersiniz. İşte bunu seyretmek sizi rahatlatır ve dinlendirir. Felsefik düşünüldüğünde ise hayatımızdaki iniş ve çıkışlardır bu minik alev. Erimekte olan mum ise kısalmakta olan ömrümüzü simgeliyordur belki de! Yani hüzün de vardır o titrek alevde.




'' Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.'' Mevlana


Mum; edebiyatta en sık kullanılan metaforlardan biridir. Aşık ile maşuk ikilisinde mumun etrafında dönen kelebektir maşuk. Mumun alevinden yanarken aslında ona yakın olmak uğruna aşkından yanar ve yok olur.



Doğumgünü kutlamalarına, romantik yemek sohbetlerine eşlik eden mum, yılbaşı süslerinin ise vazgeçilmezidir. Hani sanki o olmazsa yeni yıl gelmezmiş gibi! Yeni yıl heyecanına ortak olur.



                                                   

İşte ben de mum meraklıları için birkaç değişik ve yaratıcı mum süsleme görselleri paylaştım. Meyve, sebze, kozalak, çam ağacı dalları,kestane, bakliyat, mısır koçanları ve hatta kahve çekirdekleri ile birlikte kullanılan mumlar ne kadar güzel, şık dekoratif malzeme olabiliyormuş!
Tüm yaratıcılığınızı kullanabilir, farklı sunumlar çıkarabilirsiniz. 









Ben özellikle yaz sofralarında deniz kabukları ile çok yakıştırırım. Kışın ise metal şamdanlar ve kozalak dolu kaselerde tercihimdir. Hiçbir şey bulamaz ama farklılık yaratmak isterseniz; benim gibi, bir çiçek öbeğinin içine oturtuverin mumları tamam işte! Zaten çiçek ile mum harika bir ikili değil midir?

                                      


Peki ben de mum çok mudur sizce? Çok ne demek, evim yatır gibi !


Rüyada mum görmek: 

Sevinçli bir haber alınacağına işarettir.



Keyif Dolu Günleriniz Olsun...