3 Kasım 2014 Pazartesi


Son zamanlarda dekorasyon ve tasarım dünyasında öyle güzel yenilikler ve değişimler var ki etkilenmemek ya da yenilenmemek mümkün değil. Duvar kağıtları, örneğin; sonsuz seçeneklerle baş döndürüyor adeta. Sadece kapladığı duvarı değil, içine aldığı tüm atmosferi bambaşka bir dünyaya çeviriyor. 

Evet; yaratıcılıkta sınır yok, renkler özgür ve tonlar sonsuz. Kullanım rahatlığı, gelişen teknoloji ile silinilebilir hale gelen duvar kağıtlarında seçenekler öyle çok ki bence duvar boyaları ile yarışır durumdalar.

Hadi buyrun bakalım siz karar verin...



















Keyif Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ

Kaynak: Pinterest



İstanbul'a hangi yakadan girersem gireyim, bütün köşelerini önce teker teker selamlarım, bu kez sabahın ilk saatlerinde Tophane ve Karaköy'e merhaba dedim...

Sonbahar çok yakışmıştı İstanbul'a, sokakları kaplayan çınar yaprakları Tophane'yi tarihsel yolculuğa çıkarmıştı yeniden. Ya da benim gözümden öyleydi, bilmiyorum.


Fransız Geçiti'nde bulunan Bej Kafe'de yaptığım kahvaltı sonrası, Karaköy'ün arka sokaklarına dalmak bana çok keyif verir. Yine daldım, gittim...


                   

Özgün tasarımlar ile dolu butik dükkanlar hemen fotoğraf arşivime girdi, tabii


İstanbul Modern'de aldığım nefes aslında İstanbul ve Sinema Klasiğimiz olan Yeşilçam'ı içime çekmek gibiydi.Harika bir sergi vardı. Yüzyıllık Aşk...





Zeki Müren ve sinema yılları...






Türkan Sultan'ın köşesi...
                                                                               


Yılmaz Güney'in anıları ve kendi yazdığı mektuplarla dolu çelik dolap en ilgimi çeken köşelerden biriydi.




İstanbul'da yaşayan ve instagramda takipte olduğum sevgili İnci Hanım ile Kuruçeşme'de yenilen öğle yemeği uzun saatler süren, sohbet dolu keyif durağımdı...







 Keyif Dolu Günleriniz Olsun...


Petek Uluğ






2 Kasım 2014 Pazar

                                                   

Bir evin ana kapısı, girişi, antresi o evin gözleridir. İlk baktığımız gözleridir birisi ile ilk kez karşılaştığımızda, girişler de evin sahibinin gözleri gibidir...


Hiç fark etmez nasıl olduğu ya da olması gerektiği; çünkü orası sizsinizdir, sizin kişiliğinizdir...
                                                        
Eğlenceli, samimi ya da dağınık bir HOŞGELDİNİZ de olabilir burası veya rengarenk bir giriştir sizin dünyanıza...

Çok sade, yalın bir karşılama da olabilir...

Görkemli, ayrıcalıklı tasarım dolu bir antre de olabilir ama sonuçta evin diğer odalarına bir geçittir yani sizin dünyanıza giriştir...

Sadece misafirleriniz için değil sizin de kendi dünyanızdaki sığınağınızın girişidir. Hangi ruh halinizle gelirseniz gelin önce antreniz karşılar sizi, ilk buluşma noktanızdır evinizle. Yorgunluğunuzu, keyifsizliğinizi burada bırakırsınız ya da neşenizi, keyfinizi ilk bu bölüm ile paylaşırsınız ...



Kapılardaki karşılama çelenkleri bazıları için gereksiz bir süs olabilir ama benim en beğendiğim kapı süsleridir.''Evin kapısı böyle sevimli ise kim bilir içerisi nasıldır!'' derim kendi kendime ve hiç de şaşırmam çünkü içeride harika bir hoşgeldin vardır...Keyifli bir evsahibi vardır...

Gazetelikler, renkli şirin paspasları da kapı önlerinin oyuncaklarıdır ...





Özellikle girişte sizi taze kesme çiçekler ile dolu bir vazo bekliyorsa nekadar neşeli bir Hoşgeldin demektir ...



Aynalar, lambalar, dresuarlar girişlerin olmazsa olmazlarıdır... 

                                                    




Ailenizin, kendinizin öykü dolu fotoğrafları da giriş duvarlarınızı süsleyebilir. İşte sizin kim olduğunuzun tam bir 
Merhabasıdır...


                                                       


Kaynak: Pinterest


Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ