simitfırınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
simitfırınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2014 Perşembe


Her kesimden, herkesin severek (Ben sevmeyeni hiç duymadım henüz!) yediği, her öğün tüketebildiği ve her yerde bulabildiği bir yiyecektir simit. İzmirliler gevrek deseler de ona sıradan susamlı bir hamur halkası gibi davranılamaz. Çünkü aslen saraylıdır. Tarihçesi çok eskiye dayanır. Osmanlı Dönemi'nin ilk yıllarında Halka-i Simit adıyla anılırmış. Daha sonra ramazanda padişahların iftar sofralarını süslemiş. İşte bu nedenle Saraylı diyorum benim çok sevdiğim simite. Sevmemem mümkün mü? Çayımın yanına ne güzel eşlik eder? Bir de yanlarına peyniri aldıkları zaman muhteşem üçlü derim ben onlara...

                                                                                                             
                                   

Saray mutfağından halka inmesiyle zamanla  itibarı daha da artar simitin. Artık sınıf farkı gözetmeksizin herkesin ulaşabileceği bir ilkyardım gıdası oluverir simit. Erkenden evden çıkıp işe koşanın, öğle arasını simitle geçiştirenin, ders aralarında öğrencilerin ve 5 çaylarında sofraların kurtarıcı ve besleyici yiyeceği oluverir simit. Çünkü; ucuzdur, pratiktir, her ortama uyar ve her yerde halka halka dizilmiş sizi bekler.


Bazen de çocukluğumuzdur. ''Simitçiiiiiiii, taze taze simitlerrrrrr'' diye bağırır ya simit satan; işte o zaman Bursa'dır benim için. Uzun yaz günlerinde Bursa sokaklarındaki simitçinin sesidir simit. Hala bu şekilde bağırarak satan simitçiler kaldı mı bilmiyorum ama yine Simit Sarayı adıyla sarayına döndüğü kesin


                           Evimde de soframın baştacıdır...

  

Simiti herkes yapabilir mi? Evet, yapılışı da kolaydır. Ama her simit lezzetli olur mu? Hayır. Çünkü ustalık, marifet ister. Pekmezli suya batırılarak hazırlanan susamlı halkaların ayrıca toz şekerin karamalize edilerek hazırlanan şekli de vardır. Ben Ankara'da öğrencilik yıllarımda yediğim kara simitleri hiç unutamam. Bir de İstanbul'un ''İSTANBUL SİMİTİ'' diye satılan Eminönü'deki simitlerinin hakkını yiyemem. Tadı, lezzeti farklıdır. Ya da bana öyle gelir, İstanbul kokar ya! Dönüşlerimde bolca simit getiririm yanımda. Kokusunu alır gelirim sanki sevdalısı olduğum şehrin! Yaptığım araştırmalara göre Boğazkesen Caddesi'nde bulunan Tarihi Boğaziçi Simit Fırını en çok beğenilen simit fırınıymış...



Fırından yeni çıkmış, çıtır çıtır lezzeti ile bol susam kokulu simitlerin süslediği sofralarda ağız tadınız bol olsun...



İzmir'de simit derseniz hemen düzeltirler; unutmayın! Onun adı GEVREKTİR...

                                               Petek Uluğ


Kaynak: Google