yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2013 Cumartesi



Geçtiğimiz perşembe akşamı İzmirli bloggerlar olarak çok keyifli bir yeni yıl yemeğinde buluştuk. Bu buluşma İzmir Optimum Outlet Alışveriş merkezinin daveti ile Rönesans Yönetim adına Pazarlama ve Halkla İlişkiler sorumlusu Ahmet Baran İlter ve yine Pazarlama ve Halka ilişkiler Sorumlusu güleryüzlü Yıldız Sedef Hanım'ın samimi karşılaması ile Bisquitte'de başladı. 


Takip ettiğiniz blog arkadaşlarınızı orada görmek, yakından tanımak ve tanışmak gerçekten çok zevkli. Ahmet Bey, sohbet sırasında bizlere yani İzmirlilere İzmir Optimum Outlet olarak 2014 hedeflerini anlattı, fikirlerini paylaştı ve bizim beklentilerimizi sordu. Bu arada birçok markayı tek çatı altında toplayan Optimum'un, yeni yıldaki sosyal aktivitelerinden de haberdar olduk...

O akşam tanıştığım yemek ve moda bloggerları arkadaşlara merak ettiğim soruları sorma fırsatını buldum. Örneğin; pişirdikleri her yemeği kendileri mi yiyordu acaba? Evet, bir güzel yeniyormuş. Moda bloggerları moda tasarım bölümü öğrencileri olduğu kadar çok farklı meslek dallarından da olabiliyormuş. Onlar da bana sordu '' Neden Blog ? '' ...E, hocalık var ya, anlattım tabii ben de...

Yeni yıl armağanlarımızı da alarak, yeni yıl ağacının önünde meraklı bakışların altında pozumuzu verdik ve yeniden görüşmek üzere ayrıldık. Tekrar teşekkürler...








Keyif Dolu Günleriniz Olsun..




17 Aralık 2013 Salı


Yeni yıl alışveriş hazırlıkları başlamışken çocuklara, miniklere hediye konusunda farklı alternatifler düşünüyor olabilirsiniz. Aslında onları mutlu etmek daha kolaydır, biz büyüklere göre seçenekler daha fazladır. Cicili bicili herşey onlar içindir. Kolaydır onların sevinmesi...


Harika minik kıyafetler, elbiseler var ki büyüklerin kreasyonlarına taş çıkartır. Hatta çocuklar  büyüklerden daha şık olma yarışındalar sanki! Olsun onlar hep daha güzel, daha güleç daha mutlu olsunlar. Onlar yeni yıla öyle neşeli girsinler ki, tüm ömürleri keyif içinde geçsin. Hem de renk,dil,din,para ayırımı olmadan, onlar hep oyun gibi yaşasınlar hayatı...



Biz büyükler de içimizdeki çocukları büyütmeden ve kaybetmeden bir yıl daha yaş alalım hayattan...






















Keyif Dolu Günleriniz Olsun...





4 Aralık 2013 Çarşamba


Evet aynen böyle düşünüyorum, hatta hediye vermenin bir sunum ritüeli olduğuna bile inanıyorum. Tabii ki adet yerini bulsun, elimiz boş gitmesin şeklindeki hediye alışverişlerinden bahsetmiyorum.


Örf ve adetlerimizde öyle güzel hediye almak, vermek gelenekleri vardır ki, hediye edilen kişiye bir şekilde yardım etmek, destek olmaktır belki de...


Günü, saati belli hediyeler mecburi bir ticari alışveriş gibi düşünülse de hediye eden kişinin zevki hediye seçimi ile birleşerek özel ve farklı hale gelebilir.

                                              

Bir de ani, beklenmeyen bir zamanda verilen, alınan hediyeler vardır. İşte onlara armağan derim ben. Hayatın tatlı sürprizleri gibidir onlar. Beklenmedik zamanda hoop diye çıkıp gelmiş bir paket! Neden ki? Yaşgünü değil, özel bir gün hiç değil ! Tebrik, kutlama da yok ortada ! 

Hediye veren kişi size bir şey demek istedi. ''Seni mutlu etmek istedim, içimden geldi ve bunu seveceğini düşünerek sana aldım...'' İşte bukadar basit...


Hiç de fena değil şöyle güzel bir hediye paketi açmak? Bakın paketi diyorum sadece paketi. Artık içinde ne var, nasıl bir şey var, hiçbir önemi yok! ''Ben'' düşünülerek alınmış, gönülden gelmiş bir armağan var. Yeter!

Ama biz gelelim şimdi bu paketleme işindeki sunum şıklığına. İşte '' Sen önemlisin ve buna da değersin '' mesajının verildiği ilk ve etkili adım...


Standart kitap kaplamak için kullanılan kağıtlar ile sarılan hediye paketleri ve yine hazır beklemekte olan bir süsün üzerine yapıştırıldığı sunum hiç de heyecan yaratmayabilir...


Yaratıcılığımızı ve kişisel zevkimizi kullanarak minik ayrıntılarla çok farklı, özel sunumlar ortaya çıkartabiliriz. Hatta kişiye özel armağanlar hazırlayan şirketler bile var bu konuda.

Piyasada bu işler için çok neşeli ve renkli malzemeler bulmak da kolay. Dantel, fisto, kurdele gibi süslemeler paketleme işlerinin olmazsa olmaz malzemeleri. Örneğin; sade renkli bir kağıda sardığımız paketimizi el örgüsü dantel ile süslersek bize geçmişten gelmiş, nostalji yaşatan hediye hissini vermez mi? Artık içinden ne çıkacağı bile önemsiz, paketin yaratacağı his her şeye değer bence...


                                         

Anılarda kalmış bir fotoğraf ile sunulan hediye ise sizi o güne götürecektir. İşte tam  ''Anı yakala'' oldu. Belki de paketi açmayı bile unutacaksınız...


Aklınıza değişik bir fikir gelmedi diyelim, sıradan olmak ta istemiyorsunuz...Bakın şöyle etrafınıza mutlaka bir yerlerde, bir saksıda bir dal çiçek vardır. Artık, bu seferlik affedin kendinizi ve koparıverin, hemen kondurun hediyenin üstüne. Alın size hem hediye hem çiçek birarada...



Herkesin elinde gördüğünüz kaplama kağıtlarından olsun istemiyorsanız, alışılmışın dışına çıkın ve farklı malzemeler kullanın. Hiç çekinmeyin, bence hediye vereceğiniz kişi çok şaşıracak ve keyif alacaktır.


Bu kumaş veya yün parçası da olabilir, atlas kağıdı da. Seyehat etmeyi çok seven birisi için böyle bir hediye paketi çok anlamlı olur herhalde!



Kısacası; unutmayın ki hediye; veren kişinin zerafetini, alan kişinin de değerini simgeler...Bunu sunabilmek ise minik de olsa emek ve özen ister...

                                 

Yeni yıl için keyifli ve telaşlı bir hediye alışveriş dönemi başlarken, armağanların en güzeli, paketlerin en süslüsü evrenden hediye edilsin sizlere...

      





Keyif ve hediye dolu günleriniz olsun...




21 Kasım 2013 Perşembe


Her bitişin yeni bir başlangıç olduğuna inanırım ben. Her senenin sonunda içimi kaplayan heyecan da belki bu nedenledir. Giden neler götürür veya gelen neler getirecektir onun hesabını da yapmam hiç! Ama bilirim ki gelen yeni bir sene ise rengarenk, ışıl ışıl, pırıl pırıl gelir. Hem de kucak dolusu süsleri ile gelir. Kırmızı ile gelir, canlanır sanki kış uykusunda uyuyan ruhlar. Sokaklar, vitrinler neşelenir. Benim evimin içi de renklenir, daha bir kırmızı olur, daha bir ışıldar.



Aralık ayını diğer aylardan ayrı tutmam ve sempatik bulmam sadece yılbaşı döneminin süsünden, püsünden midir, verdiği enerjiden midir bilmiyorum ama kesin olan bir şey varsa o da kişisel tarihimde önemli insanların doğum dönemleridir bu ay.

Hatta sevgili blogum bile bu ayın verdiği keyif ile yılın son haftasında yeni yılın heyecanı ile doğmuştur.

                                              
Benim için Yılbaşı süslemelerinin anlamı yeniye ''Hoşgeldin'' mesajıdır. Yani yenilenmek, keyiflenmek ve süslenmektir. Dekorasyona ilgi duyan biri iseniz yılın en güzel dönemine girmek üzeresiniz demektir... 



Ne keyiflidir evinizi, varsa ağacınızı süslemek. Sonra da karşına geçip ışıltıları, pırıltıları seyretmek ve beklemek...





Ticari telaşa kapılmadan sadece sevdiklerinizi mutlu etmek ve kendinize keyif vermek için alınan hediyeler de bu dönemin tatlı ve renkli sürprizleridir...


Her sene yeni bir konsept belirleyebilir ve değişiklik yaratabilirsiniz. Dekoratif seçeneklerin en bol olduğu kutlama ve süsleme dönemidir yılbaşı. Hatta bana kalırsa her türlü abartıyı bile kaldırır, hoş gösterir. Örneğin; doresi var, lamesi var, renk cümbüşü var, paket paket süsleri var, çıngırakları, kartopları, kozalakları, şans çorapları var yani var da var...



Umutları, ümitleri, bekleyişleri taşıyan koca göbekli Noel Babaları da var tabii... 



Yeni yıl yazıları ile tekrar buluşmak üzere.

Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ