15 Nisan 2014 Salı


10- 13 Nisan'da gerçekleşen geleneksel Alaçatı Ot Festivali bu yıl da beklenen ilgiyi gördü ve Alaçatı sokakları doldu taştı. Hatta daha önceki yıllara göre katılım çok daha fazlaydı...


Mavi ve beyazın birleştiği sevimli, şirin evlerin bulunduğu daracık Alaçatı sokaklarında Ege Bölgesi'nin yemek kültürü ile pişen, çeşit çeşit otlardan oluşan sofralarda yer bulmak zordu. Belli ki çoğunluğu İstanbullu Ege aşıkları günler öncesinden otel rezervasyonlarını yaptırarak festivale destek olmuşlar...



Mavi ve beyazın birleştiği sevimli, şirin evlerin bulunduğu daracık Alaçatı sokaklarında Ege Bölgesi'nin yemek kültürü ile pişen, çeşit çeşit otlardan oluşan sofralarda yer bulmak zordu. Belli ki çoğunluğu İstanbullu Ege aşıkları günler öncesinden otel rezervasyonlarını yaptırarak festivale destek olmuşlar...

            




Yemek yazarı Sahrap Soysal otlar hakkında bilgi alıyordu...




Festivalin ilk günü otları tanıma ve toplama tekniklerinin anlatıldığı doğa yürüyüşlerine yer verildi...



                 

İzlenimlerimin devamı Haberegeli'de yazdığım köşede http://www.haberegeli.com/yazarlar.html





Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ

8 Nisan 2014 Salı




İsmet Özer Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümünü bitirdikten sonra, İstanbul Devlet Opera ve Balesi'ndeki çalışmalarının ardından İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde halen karakter rollerde sahne almaya devam eden bale sanatçımız. Kendisi ile tanışmadan önce zarif bir sanatçı ile karşılaşacağımı biliyordum; ancak, eski çatal ve kaşıkları sanatsal objeler haline dönüştürmesine hayran kaldım. 

                            



İsmet Bey, aktif dans hayatını tamamladıktan sonra kendisi için öyle farklı bir ilgi alanı yaratmış ki adını yurt dışına duyurmakla kalmamış, ülkemizi Avrupa'daki kültürel organizasyonlarda temsil edebilme şansını da elde etmiş. Açtığı sergilerin beğeni ile takip edilmesi üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı ile beraber Dışişleri Bakanlığı'nın da desteğini alarak davet edildiği ülkelerde halen kişisel sergilerini açmakta...




Blogum için yaptığım bu sohbet sonrası 17 Mayıs'ta Belgrad'da katılacağı Müzeler Gecesi'nin hazırlıklarına başlamak üzereydi...



Onun için metallerle dans eden balet dersem hiç yanlış olmaz. Çünkü; eski çatal, kaşıklardan ilginç objeler, minyatür çalışmalar ve heykeller yapıyor. Öyle makinaların yardımıyla falan değil, herşeyi kendi el emeği ve imkanlarını kullanarak yapıyor. Tek yardımcısı kıl testere! 

                         
Paylaştığım fotoğraflardaki objeleri yakından görseydiniz eminim siz de benim gibi çok etkilenirdiniz. İsmet Bey, içindeki sanatçı ruhunu kullanarak, el becerilerini katarak yarattığı dünyada çok mutlu. 

Peteğin Keyif Dükkanı: Birçok kişide minik obje biriktirme merakı vardır, fakat çatal ve kaşık ile yarattığınız bu güzelliklerde çocukluğunuzdan gelen ilgi var mı?

İsmet Özer: Tabii ki! Çocukluğumda metal, elektrik, pil, kablo, lambalara çok meraklıydım. Kendime göre söker, tamir ederdim. Çatal, kaşık çalışmalarım çok daha sonra başladı aslında.

Peteğin Keyif Dükkanı: Peki, bale sanatının uzağında olduğunu düşündüğüm bu merakınız nasıl yön değiştirdi?

İsmet Özer: Aktif dans etmeyi bıraktıktan sonra sürekli yeni şeyler üretme arayışına girdim. Bir boşluk doğdu ve bu boşluğu tamamlayacak ilgi alanları yaratmak istedim. Bir gün böbrek hastası olan komşum ile beraberdik, Onun yurtdışından gelen iğne şişelerini, kavanozlarını gördüm. atılacak olan şişeleri alıp baharat kavanozları yaptım. Yine marangozluğumu kullanarak kendi yaptığım raflara dizdim bu şişeleri. Yani ilk olarak ahşap ile başladı bu merakım. ''Neleri, nasıl geri dönüşüm yapabilirim?'' diye düşünmeye başladım. Derken banklar, sedirler, kuş kafesleri yapmak ilgimi çekti ve minik akvaryumlar, minyatür objelerle devam ettim. Bunların içinde model kullanmadan, örneksiz yaptığım lambalı radyo minyatür çalışmalarım dikkat çekti. El işçiliğimi geliştirmek için radyolar ile ilgili kitaplar getirttim Amerika'dan... 

Bodrum ve Çeşme'de olmak üzere kişisel sergilerimi açmaya başladım. Son olarak İzmir Sabancı Kültür Merkezi'nde sergiledim objelerimi.





Peteğin Keyif Dükkanı: Radyolar hem nostaljik hem de çalışıyor, nekadar ilginç! Elinize sağlık...

Ben hala eski çatal ve kaşıklardan nasıl böyle el emeği harikalar çıkar onu merak ediyorum! Farklı olmak için farklı tasarımlar yapmayı istemiş olabilir misiniz?

İsmet Özer: Kesinlikle, evet! Sırf bu nedenle araştırmalarıma devam ettim. 1 kaşık, 1 çatalla şamdanlar yapmaya başladım. Hiç aklımda olmayan ama beni etkileyen görüntüleri objeye döndürmek istedim. Çay bardaklarına kulplar ilave ettim.

                            


Peteğin Keyif Dükkanı: Demek ki çalışmalarınızda balenin de etkisi olmuş! Dans sanatının kıvraklığını objelerinizde görmek mümkün. Sadece el becerinizle bunları ortaya çıkarmak hiç kolay olmamalı!

İsmet Özer: Evet, haklısınız. Kuyumcuların ve gözlükçülerin hassas aletlerini kullanıyorum. Metalleri de antikacılardan bulabildiğim için maliyeti yüksek oluyor! 

Peteğin Keyif Dükkanı: Çatallardan Padişah Tuğra çalışmalarınız da yurt dışında çok ilgi çekiyor herhalde. Ben de bayıldım, nasıl emek ve el işçiliği var öyle...




İsmet Özer: Her birini keyif alarak yaptım. Amacım Tüm Osmanlı Padişahlarının aslına uygun olarak minyatürlerini yapmak.

Peteğin Keyif Dükkanı: Bakın şimdiden merak ettim. Çalışmalarınızı anlatırken sizi çok mutlu görüyorum.

İsmet Özer: Keyif aldığım doğru. Rahatlatıyor beni. Metallerle oynamak ve yeni tasarımlar yapmak adeta terapi çalışması gibi geliyor bana. Ancak, sanatseverler yeteri kadar ilgi göstermedikleri zaman üzülüyorum. İsterim ki İzmir ve İstanbul olmak üzere birçok ilimizde çalışmalarımı tanıtabileyim...

Peteğin Keyif Dükkanı: Zaten bunu hak eden gerçek bir sanatçı ve zanaatkarsınız aynı zamanda. Tasarımlarınıza bale sanatının zanaat ile buluşması diyebilirim naçizane! Son olarak; ileride yapmayı planladığınız başka çalışmalarınız var mı?

İsmet Özer: Olmaz mı? Kaşıklardan masklar yapmak istiyorum örneğin. İdealim ise minyatür senfoni orkestramın dünyaca ünlü büyük senfoni Orkestralarında sergilenmesi. Bir de Skylife'da yer almak...

Peteğin Keyif Dükkanı: Tüm planlarınızın, isteklerinizin gerçekleşmesini, çalışmalarınızın hak ettiği ilgi ve değeri görmesini dilerim. 

İsmet Bey'i tanımaktan, kendisiyle yaptığım bu sohbetten mutlu oldum, minik sanatsal çalışmalarını incelerken de işçiliğindeki inceliğe hayran kaldım...

Minik röportajım için kendisine teşekkür ederim...

İsmet Özer

ismetozer35@mynet.com

                   
                   Keyif  ve Sanat Dolu Günleriniz Bol Olsun

                                          Petek Uluğ






4 Nisan 2014 Cuma


Ruhun detokslanması yani arınması nasıl huzur verirse insana, evlerimizin arınma merkezi olarak kabul ettiğim banyolar da öyle huzur vermelidir diye düşünürüm.  


Bazen evin en gözden çıkarılan köşesidir. Hani yani amacı, işlevi bellidir ya !


Ancak ben derim ki '' Kenarına bak bezini al...'' misali evimizin banyo ve düzeni kimliğimizdir. Banyolarımıza da şanımızın yürüdüğü, dekoratif ve sosyal zevkimizin sunumunu yaptığımız salonlarımız kadar değer vermeliyiz...


İyi ki son yıllarda gerek mimari gelişmeler gerekse tasarımlar iade-i itibar yapmaya başladı banyolara...

Artık salon mekanlarına sağlanan her türlü detayı, dinlenme koltuklarının bile sığabileceği şık tasarımlı banyolarda görmek mümkün...


Banyolarda pratik kullanımı ve düzeni sağlayacak çeşit çeşit seçenekler de mevcut. Sepetler, kavanozlar, porselen çanaklar, süslü saksılar hem şıklık hem kolaylık sağlıyor...





Özellikle benim gibi mum, çiçek ve koku meraklısı iseniz; serpiştirin banyonuza bunlardan ve uygun renkteki havlular ile de süsleyiverin.





Örneğin; benim banyomda yardımcı bir kızım bile var !


Bunlar da diğer yardımcılarım...






Keyif  Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ

3 Nisan 2014 Perşembe


İzmir Konak Belediyesi Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi aslında İzmir'in ilk açılan butik müzesi olduğu gibi, hayatımızın ilk vazgeçilmezlerinden olan oyunlarımızın, oyuncaklarımızın anlatıldığı bir masal dünyası adeta. Müze kaybettiğimiz İzmirli Seramik Sanatçısı Ümran Baradan'ın gezdiği ülkelerden topladığı oyuncakları ve müzenin tarihi binasını bağışlaması ve İstanbul Oyuncak Müzesi'nin kurucusu yazar şair Sunay Akın'ın katkıları ile açılmıştı. Konumu gereği butik müzeler içinde en güzel manzaraya sahip olan oyun ve oyuncak müzesi belki de ''Çocuklar en güzelini hak eder!'' sözünü de doğruluyor!


Müzeye girer girmez kendinizi oyuncak dolusu geniş, aydınlık bir salonda buluyorsunuz. 


Salonda sizi karşılayan ilk oyuncaklardan biri nostaljik araba içinde uyuyan porselen bebek


Hangi çocuğun hayatında Pamuk Prenses ve 7 Cüceler'in önemi yoktur?





 Bursalı olarak Hacıvat ve Karagöz'ü görmek beni mutlu etti...




İçimizdeki çocukların korunduğu bu tür özel müzelerin artması, kültürel ve manevi değerlerin korunup, yeni nesillere aktarılması dileği ile...


Adres: Halil Rıfat Paşa No: 31 Varyant Tel: 232 425 75 13


                           Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ