iletişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iletişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2018 Pazartesi




İletişim, doğru iletişim kurmak ve iletişim kavramları gün geçtikçe modern çağın içinde hepimiz için teknik bilgi gerektiren ve öğrenmeye daha çok ihtiyaç duyduğumuz bir alan oldu. Son yıllarda bu konuda yazılan kitaplar, ilişki koçları, seminerleri, fakültelerde bu bölümde okutulan dersler daha fazla ilgi görmeye başladı.

Aslında; içeriği ve kapsamı çok geniş. Doğduğumuz andan itibaren başlar ve yolda yürürken bile devam eder. Trafikte beklerken gözümüze çarpan reklam panosu bile farkında olmadan çevremiz ile kurduğumuz iletişimdir.

Sözlü olanı var, sözsüz olanı var, siyasalı, uluslararası, kişilerarası, sanalı ve hatta bireyin kendisi ile olanı var. Kısacası; insan var, hayat var bu işin içinde. Belki de yaşama sanatının ilkeleri var! Bu konuda ne kadar başarılıysanız ki doğuştan gelen bir yetenek de olabilir, sonradan da eğitilebilirsiniz, iş ve özel hayatınızda o kadar başarılı olursunuz.

Neden? Çünkü; beden dili ile kuracağınız doğru bir iletişim belki de anlatmak istediğiniz yüzlerce kelimenizin önüne geçecektir. Ya da öfkenizi kontrol edebilme gerekliliğini öğrenemediyseniz, bunun size çok pahalıya mal olacağını da bilmiyorsunuz demektir; yani, kayıplarınız da bir o kadar büyük olacaktır.

Ders yılı içinde Anadolu Üniversitesi AÖF iletişim konularımı çalışırken sizlere burada yazabilmek için notlar almış, iyi bir öğrenci titizliliği ile ilgimi çeken noktaların altlarını çizmiştim. Zaten öğretmek ve anlatmak mesleğim olduğuna göre bunları paylaşmak da boynumun borcudur!

Öncelikle; etkili iletişim kurabilmek için konuşma dili çok önemlidir.
Peki; siz anadilinizi kullanabiliyor olmanın ötesinde doğru konuşabiliyor musunuz?

Buyrun; size birkaç soru, yanıtlarınız kendi cevabınızı verecektir…

-         Söylediklerinizi karşınızdakiler kolayca anlayabiliyor mu?

-         Sözcükleri söylerken söyleyiş ve dil yanlışlığı yapıyor musunuz?

-         Tekdüze mi, yoksa canlı ve hareketli bir biçimde mi konuşuyorsunuz?

-         Anlattıklarınızın önemine, değerine öncelikle siz inanıyor musunuz?

-         Sözü başka alanlara kaydırıyor, amaçtan ve konudan sapıyor musunuz?

-         Sesinizi duygu ve düşüncelerinizi besleyecek şekilde kullanıyor musunuz?

-         El ve yüz hareketlerini kullanırken, birtakım yapmacık durumlara düşüyor      musunuz?

Sonuç? Belki de bazen sadece ses çıkartıyoruz…

Keyif  Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ


15 Ekim 2015 Perşembe


Bundan birkaç ay önce İzmir'de haber spikeri Cem Öğretir'in ''Etkili Konuşma ve Doğru İletişim'' ile ilgili seminerine katılmıştım. Günboyu devam eden sunumda iletişim eğitimini almaya devam eden ben farkında olmadan hepimizin nasıl iletişim hataları yaptığımızı bir kez daha gördüm.

Aslında doğru iletişim bir yaşam sanatı demektir, hayatın her alanında, günün her dakikasında içinde bulunduğumuz bir enerjidir iletişim. 

Bu sunumda blogger duyarlılığımı da unutmadan bol bol notlar almıştım, kısaca özet geçer gibi. 

Şimdi altını çizdiğim ve sizin de dikkatinizi çekeceğini düşündüğün noktaları paylaşmak istiyorum.

Haydi elinize bir bardak çayınızı alın veya bir fincan kahve yapın kendinize ki yazımı okurken sizin için keyif saati olsun! 

Çünkü; ilk temel iletişimin kendi kendimizle kurduğumuz iletişim olduğunu da unutmayalım. Bu nekadar sağlıklı olursa, ikili ve sosyal ilişkilerimiz de okadar uyumlu ve başarılı olacaktır!

                     

Öncelikle; etkili iletişim en basit tanımıyla karşı tarafa asla rahatsızlık vermemektir!

Nasıl yani?

Nezaket, samimiyet, fiziki, psikolojik ve özel alanlara karşı gösterdiğimiz saygı kuralları demektir!

Şimdi doğru sınırları bu şekilde belirledikten sonra gelelim detaylardaki ilkelere. Tabii sizi sıkmadan, kısaca paylaşacağımı belirtmiştim. Merak etmeyin, çok teknik ve akademik dil kullanmayacağım, derste değiliz, blogdayız :)

1. Samimiyeti beklemek için samimiyeti göstermek gerekir. İlk siz kendinizi anlatmalı, ifade etmelisiniz. Nasıl söylediğinizin önemi vardır, ne söylediğinizin önemi yoktur!

2. İdeal imge dayatmasına gerek yok! Herkesin imgesi kişiseldir. Bundan uzak durmak gerekir. Çünkü; kişisel gelişim böyle başlar.

Peki ideal imge ne demek?

Size dayatılan imgelerdir. Anne, baba, komşu, mahallenin size dayattığı rollerdir. Sizin kendi imgeniz değildir, kendinizi kendiniz gerçekleştirmelisiniz!

3. Beyninizin içindeki tüm önyargılarınızı kırmalısınız. Onlar kalıplaşmış kodlardır. Bu kodları çözersek, şifreleri açarsak, yapamayacağımız şey yoktur. Kodlar dünyasında yaşamayı bırakmalıyız!

4. Başarmak demek hedef koymak ve ona ulaşmak demektir. Çalışmak, iş, uzmanlık, meslek başarı demek değildir. Hayatımızla ilgili mutlaka bir hedefiniz olmalıdır. Hedefler sadece işimizle, mesleğimizle ilgili değildir!

5. Kendi kendimizle yüzleşmeyi bilmeliyiz. Beyin neye öncelik veriyorsa, olumlu, olumsuz onu yapar. Bahane üretmekten kaçınmalıyız! Gerçekten neye ve neden endişe, kaydı duyduğumuzu itiraf etmeliyiz. Kaygılarımız bizim yol almamızı ve çevre ile uyumlu iletişime geçmemizi engeller.

6. Konuşurken uzun cümleler kurmaktan uzak durmalıyız. Kimsenin vakti yok! Söylediklerimizin ancak %20'si algılanır.Duyduğumuz değil gördüğümüze inanırız, unutmayın!

7. Karşınızdaki insana güven vermek istiyorsanız tek yolu kendinize HAKİM olmaktır. Duygularımızı kontrol altına aldığımız gibi öfke kontrolünü de yapabilmeliyiz.

8. Özgüven sahibi olan insan iletişim kurmaktan, yargılanmaktan korkmaz. Özgüven; stressiz hayat ve ilişki demektir. Özgüven konusunda eksik taraflarımızın farkına varıp, bunları gidermeliyiz. 

9. Hayatımızın en büyük iletişim çelişkisi kendimizi anlatmak korkumuzdur. Bunu ancak iç güven ile aşabiliriz. Yani;

- Kendimizi tanıyarak
- Kendimizi severek
- Olumlu düşünerek
- Hedef koyarak 

sağlayabiliriz.

10. Duygularımızı ise dış güven ile kontrol ederiz.

Son olarak; dış güven, iç güvenimizi sağlamak için kullanılır. Ne yapmalıyız?

- Olumsuz konuşuyorsanız, kendinizi durdurun.

- Görünüşünüze dikkat edin, hem de kendiniz için!

- Mükemmel olmaya çalışmaktan vazgeçin, kimse mükemmel olamaz!

- Şikayet mekanizmasını yok etmeye çalışın.

- Sizi sürekli eleştirenlerden uzak durun.

- Size gelen olumlu bildirimleri kabul edin, nedenini araştırmayın.

- Dik durun, hissettiğiniz gibi davranın.

Evet, işte ben size özet geçtim siz de kendiniz temize çekin isterseniz. Nekadar doğru iletişim halindesiniz bir test edin, bakalım! Hayatımızın her anı aslında bir sınama, kendi kendimizle bile olsak, değil mi?


Keyifli bir pazar gününde bizler ile paylaşmış olduğu bu güzel bilgiler için Cem Öğretir'e teşekkür ederiz.

Keyif Dolu Günleriniz Olsun

Petek Uluğ