ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2015 Perşembe


Yenilenmenin ikinci çalışmasını kıyafet dolaplarında yapmalıyız, çünkü; özellikle bayanların biriktirmeyi en çok sevdiği köşelerdir bu dolaplar.

Hiç giyilmeyen okadar çok kıyafet, ayakkabı, çantamız vardır ki! Onların başkalarında kendilerine yer bulması gerekir, yoksa; bizde biriktirme alışkanlığı zamanla ağırlaşma duygusu yaşatır.  

            
Dolap temizliği veya kıyafet detoksu yaparak gerçekten hafifleriz. Sonra hemen alışverişe koşun demiyorum, biraz durun bekleyin zaten evren yasası gereği boşalan yerler dolacaktır siz de daha verimli kullandığınız kıyafetlere sahip olacaksınız! Siz bir yer açın önce bakalım...


Üçüncü çalışmayı  banyoda yapalım ; çünkü minik yenilenmelerin en keyifli noktaları burada olacak. Banyo havlularının yıpranmasını beklerseniz bayağı sabretmeniz gerekir o güzel rengarenk dekoratif havluları satın almanız için. 



Eski havluları başka amaçlar için kullanın ve alacağınız bir iki yeni havlu ile (Lütfen hediye gelmesini beklemeyin!) banyonuz yenilenir. Sabunlarınızı da kontrol edin bu arada yeni açılmış bir kalıp sabunla başlayın ya da banyonuza uygun bir çanağa doldurun sabunlarınızı ki renkli şekerlemelere benzesinler.   


Çamaşır sepetiniz ile yapacağınız değişiklikle de banyonuzun havası farklı oldu bile.


Şimdi çalışma masanıza doğru gidin, eminim atamadığınız pek çok kağıt ya da notlar vardır. Belki gerekir diye sakladığınız kaç tane kartvizit vardır ki ne zaman, kimden geldiğini hatırlamazsınız bile. Temizleyin notlarınızı atın işe yaramayacakları; ihtiyacınız olursa internet sayesinde her bilgiye kolayca ulaşabilirsiniz zaten. 


Masa üzerinde duran kalemliği de değiştirin yeni, farklı bir kalemlik olsun masanız canlansın. Siz kendiniz de yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz !

En son evinizdeki ya da balkondaki çiçeklere bir göz atın bakın bakalım saksısı değişecek, daha dekoratif saksılara yerleşecek çiçekleriniz var mı? Sararan yaprakları temizleyin, atın ki onlar da nefes alsın yenilensin, goncaları daha bol olacaktır eminim.



    Bakın ne çok iş yaptık...

Değişim, temizlik, yenilenmek, arınmak soluklanmaktır...


Keyif dolu günleriniz olsun...

Petek Uluğ

Kaynak: Google





2 Kasım 2014 Pazar

                                                   

Bir evin ana kapısı, girişi, antresi o evin gözleridir. İlk baktığımız gözleridir birisi ile ilk kez karşılaştığımızda, girişler de evin sahibinin gözleri gibidir...


Hiç fark etmez nasıl olduğu ya da olması gerektiği; çünkü orası sizsinizdir, sizin kişiliğinizdir...
                                                        
Eğlenceli, samimi ya da dağınık bir HOŞGELDİNİZ de olabilir burası veya rengarenk bir giriştir sizin dünyanıza...

Çok sade, yalın bir karşılama da olabilir...

Görkemli, ayrıcalıklı tasarım dolu bir antre de olabilir ama sonuçta evin diğer odalarına bir geçittir yani sizin dünyanıza giriştir...

Sadece misafirleriniz için değil sizin de kendi dünyanızdaki sığınağınızın girişidir. Hangi ruh halinizle gelirseniz gelin önce antreniz karşılar sizi, ilk buluşma noktanızdır evinizle. Yorgunluğunuzu, keyifsizliğinizi burada bırakırsınız ya da neşenizi, keyfinizi ilk bu bölüm ile paylaşırsınız ...



Kapılardaki karşılama çelenkleri bazıları için gereksiz bir süs olabilir ama benim en beğendiğim kapı süsleridir.''Evin kapısı böyle sevimli ise kim bilir içerisi nasıldır!'' derim kendi kendime ve hiç de şaşırmam çünkü içeride harika bir hoşgeldin vardır...Keyifli bir evsahibi vardır...

Gazetelikler, renkli şirin paspasları da kapı önlerinin oyuncaklarıdır ...





Özellikle girişte sizi taze kesme çiçekler ile dolu bir vazo bekliyorsa nekadar neşeli bir Hoşgeldin demektir ...



Aynalar, lambalar, dresuarlar girişlerin olmazsa olmazlarıdır... 

                                                    




Ailenizin, kendinizin öykü dolu fotoğrafları da giriş duvarlarınızı süsleyebilir. İşte sizin kim olduğunuzun tam bir 
Merhabasıdır...


                                                       


Kaynak: Pinterest


Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ







1 Ağustos 2013 Perşembe



Yaşadığım evler geniş ve ferah olmasına rağmen ben nedense hep minik odalar, küçük sevimli köşeleri sevmişimdir. Hatta arkadaşlarımla sohbetlerimde salonları bırakıp, böyle köşeler varsa oralarda oturup, muhabbet etmeyi tercih ederim.

Kendi evimde de yok okuma köşem yok kahve köşem diyerek mutlaka kendime ait köşeler yaratırım. Daha sempatik gelir veya daha kabuğuma çekilme yerleridir belki de. 


Siz de buyrun benim beğendiğim köşelere...

İster dinlenmek için, ister kitap okumak için olsun ya da huzur köşeleri olsun.







Kendinize ait köşelerin bulunduğu keyif dolu günleriniz olsun

Petek Uluğ




Kaynak : Evim Dergisi / Google